Âlimler Konseyleri ve İslami Kuruluşlardan BM 2030 Gündemi Hakkında Açıklama
İslam âlimleri konseyleri ve İDSB üyesi kuruluşlar tarafından Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi hakkında yayımlanan ortak uluslararası basın açıklaması.
Yayımlanma tarihi: 1 Zilkade 1436 / 15 Ağustos 2015
İslam Âlimleri Kurulları ve Kuruluşları Tarafından, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Özel Oturumunda (New York, 25–27 Eylül 2015) Sunulacak “Dünyamızı Dönüştürmek: Sürdürülebilir Kalkınma için 2030 Gündemi” Başlıklı Belge Hakkında Yayımlanan Ortak Bildiri
Hamd Allah’a mahsustur. Salât ve selâm Allah’ın Resûlü’ne, ailesine, ashabına ve kıyamet gününe kadar onların yolunu güzellikle takip edenlerin üzerine olsun.
Bundan sonra:
Tüm dünya, Birleşmiş Milletler ve bağlı kuruluşları tarafından New York’ta 25–27 Eylül 2015 tarihlerinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Toplantısı’nda açıklanacak “Dünyamızı Dönüştürmek: Sürdürülebilir Kalkınma için 2030 Gündemi” başlıklı yeni belgeyi beklemektedir.
Belgenin önsözünde şu ifadeler yer almaktadır:
“İnsanlığı yoksulluğun ve mahrumiyetin tahakkümünden kurtarmaya, gezegenimizi iyileştirmeye ve korumaya kararlıyız. Dünyayı sürdürülebilir bir yola yöneltmek için acilen ihtiyaç duyulan cesur ve dönüştürücü adımları atmaya kararlıyız. Bu ortak yolculuğa çıkarken hiç kimsenin geride bırakılmayacağına söz veriyoruz.”
Bu yeni belge, kalkınma açısından hayati önem taşıyan çok sayıda madde içermekle birlikte, ne yazık ki Birleşmiş Milletlerin kalkınma, nüfus ve kadın konularındaki belgelerine ısrarla dâhil edilen tartışmalı ve ihtilaflı hususları yeniden gündeme getirmiştir. Birçok hükümetin ve halkın itiraz ettiği bu hususlar, söz konusu belgelerin bütünüyle uygulanmasını mümkün olmaktan çıkarmıştır.
Âlimler Kurulları ve İslami Kuruluşların 2030 Gündemi'ne İlişkin Temel Çekinceleri
Birincisi: Evrensel Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Hizmetlerinde Israr Edilmesi
Yaş veya medeni durum gözetilmeksizin sınırsız cinsel sağlık hizmetlerinin sunulmasının talep edilmesi; aile planlaması ve cinsel eğitimin bu kapsamda ele alınması ve Kahire ile Pekin platformları doğrultusunda üreme sağlığının ulusal stratejilere dâhil edilmesi öngörülmektedir.
Bu yaklaşım, ergenlerin ve evli olmayan bireylerin doğum kontrolü ve kürtaj hizmetlerine tam erişimini mümkün kılmakta; böylece evlilik dışı ilişkilere fiilen zemin hazırlamakta ve ebeveynlerin çocukları üzerindeki yetki ve sorumluluğunu zayıflatmaktadır.
Bu tür belgeler cinsel özgürlüklerin sınırlandırılmasını bir insan hakları ihlali olarak değerlendirirken; Suriye, Filistin, Irak, Burma ve Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki Müslüman kadınların maruz kaldığı cinayet, sistematik tecavüz, işkence ve keyfî tutuklama gibi ağır ihlalleri görmezden gelmektedir.
İkincisi: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İdeolojisinin ve LGBT Haklarının Desteklenmesi
“Toplumsal cinsiyet eşitliği” kavramının insan haklarının temel bir unsuru olarak kabul edilmesinde ve bunun doğrudan sürdürülebilir kalkınmayla ilişkilendirilmesinde ısrar edilmekte; özgün aile değerleri ve İslam hukuku ile çeliştiği belirtilen cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kimliği kavramları teşvik edilmektedir.
Üçüncüsü: Aile Hukukunda Değişiklik Talep Edilmesi
İlahî kaynaklı aile hükümlerinin “ayrımcı” olarak nitelendirilmesi ve evlilik, boşanma, velayet ve miras konularında tam ve matematiksel bir eşitliğin talep edilmesi, aile kurumunun bütünlüğünü ve tamamlayıcı yapısını tehdit etmektedir.
Dördüncüsü: Uluslararası Dayatma ve Ulusal Egemenliğin Göz Ardı Edilmesi
2030 yılına kadar küresel ölçekte zorunlu bir uygulamanın hayata geçirilmesinin amaçlanması; bu süreçte egemen devletlerin ulusal yasalarının, kültürel çeşitliliklerinin ve dinî ilkelerinin göz ardı edilmesi söz konusudur.
Bu Gerçekler Işığında Aşağıdaki Hususları Vurguluyoruz:
1. Birleşmiş Milletler ve bağlı kuruluşlarından, gerçek anlamda uluslararası barış ve güvenliğin korunması için halkların iradesine ve ahlaki değer sistemlerine saygı göstermelerini talep ediyoruz.
2. İslam ülkelerini, uluslararası nüfus belgeleri konusunda ortak ve kararlı bir tutum benimsemeye ve 2030 Gündemi'nde İslam şeriatıyla çelişen tüm hükümleri reddetmeye çağırıyoruz.
3. İslami kimliğin ve ulusal egemenliğin korunması amacıyla hükümetler tarafından ortaya konulan çekincelerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyoruz.
4. Birleşmiş Milletleri, dünyanın çeşitli çatışma bölgelerinde cinayet, işkence ve sistematik baskıya maruz kalan kadınlara yönelik gerçek şiddetin durdurulması için somut ve etkili adımlar atmaya çağırıyoruz.
Muvaffakiyet Allah’tandır.
Bildiriyi Yayımlayan Âlimler Kurulları ve İslami Kuruluşlar
Bildiriyi yayımlayan kuruluşlar arasında Dünya Müslüman Âlimler Birliği, Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi, Avustralya İmamlar Federal Konseyi, Cezayir Müslüman Âlimler Cemiyeti, Brezilya Yüksek İmamlar Konseyi ve diğer kuruluşlar yer almaktadır.


