Kudüs’e ve Mescid-i Aksa’ya Sahip Çıkalım!
Kur’an-ı Kerim’de, “…çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa…” (İsrâ Suresi, 1. ayet) şeklinde ifade edildiği ve Resûlullah’ın (s.a.v.) “Allah tarafından yeryüzünde inşa edilmesi takdir edilen ikinci mescittir” (Buhârî ve Müslim) buyurduğu üzere Kudüs, bütün Müslümanlar için kutsal bir mekândır ve İsrail’in giderek artan şiddet politikalarının tahakkümüne bırakılamaz.
Ne yazık ki bu mübarek bölge, çeşitli girişimlerle kutsal şehrin dokunulmazlığını ihlal eden İsrail’in kontrolü altındadır. Şehirde bazı camiler yıkılırken daha fazla sinagog inşa edilmekte; Mescid-i Aksa ise yalnızca günün belirli saatlerinde ziyarete açılmaktadır. Buna rağmen Müslümanların camiye girişleri ve cuma namazlarını cemaatle kılmaları engellenmektedir.
İsrail tarafından uzun süredir gerçekleştirilen saldırılarda gençler, kadınlar ve çocuklar cami çevresinde hayatını kaybetmiş; mescidin kıble bölümü kirletilmiş; halka plastik mermilerle ateş açılmış ve cami içerisinde Kur’an-ı Kerim’e yönelik saygısızlıklar gerçekleştirilmiştir. Bütün bunlar yapılan en ağır provokasyonlar arasında yer almaktadır.
Müslümanların Mescid-i Aksa’da cuma namazı kılmalarının engellenmesinin ardından polis, girişlere metal dedektörleri yerleştirmiştir. Aralarında Mescid-i Aksa Hatibi ve eski Kudüs Müftüsü Şeyh İkrime Sabri’nin de bulunduğu topluluğa karşı ses bombalarının kullanılması ve plastik mermilerle ateş açılması kabul edilemez.
Kudüs ve Mescid-i Aksa meselesi yalnızca Filistinlilerin veya Arapların meselesi değildir. Bu, insan hakları ve özgürlükler meselesi olduğu kadar mazlumların yaşadığı zulme karşı durma meselesidir.
İsrail’in hafta boyunca sürdürdüğü bu tür eylemlerle Müslüman toplumunu provoke ettiği ve gelecekte gerçekleştirebileceği yeni saldırıları dünya kamuoyu nezdinde meşrulaştırmaya çalıştığı açıktır.
Mağdurlar Müslüman olduğunda, insan hakları ve özgürlüklerin açıkça ihlal edildiği bu olaylar karşısında sessiz kalan demokrasi savunucularının çifte standardına şahit oluyoruz.
İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT), Kudüs’ün tarihî statüsünü gözeterek Kudüs’ün ve orada yaşayan Müslümanların haklarını savunma konusunda sessiz kalması son derece üzücü ve düşündürücüdür.
Mescid-i Aksa’nın işgal altında olması bir hak ihlalidir; İsrâ ve Miraç şehri Kudüs’ün işgali ise asla kabul edilemez!
Siyonist İsrail devletinin zalimane eylemlerini kınarken, uluslararası toplumu ve vicdanını yitirmemiş Müslüman ülkeleri derhâl harekete geçmeye ve seslerini güçlü bir şekilde duyurmaya çağırıyoruz.


